Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN) Sakarya Şube
Başkanı Müberra Yeliz Beyenal Çapar, MEB'de görevde yükselme ve unvan
değişikliği süreçlerinde yaşanan haksızlıklara dikkat çekmek amacıyla Sakarya
Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Sakarya Adliyesi önünde sendika üyeleriyle birlikte basın
açıklaması gerçekleştiren TEÇ-SEN Sakarya Şube Başkanı Müberra Yeliz Beyenal
Çapar, sözlerine Millî Eğitim Bakanlığı çalışanlarının hakkını savunmakta
kararlı olduklarını vurgulayarak başladı. Çapar, "Biz bugün burada; Millî
Eğitim Bakanlığı’nda çalışan binlerce eğitim çalışanının kariyer hakkını,
geleceğini ve adalet beklentisini kamuoyuna duyurmak için bir aradayız. Memur,
teknisyen, şef, tekniker, mühendis, şube müdürü, avukat ve sağlık hizmetleri
içerisinde çeşitli pozisyonlara yükselebilecek arkadaşlarımızın kariyer hakkı
yıllardır göz ardı edilmekte, sınav süreçleri belirsiz ve keyfi bir şekilde
yürütülmektedir" ifadelerini kullandı.
"DİLE KOLAY KOCA BİR BEŞ YIL... BİR ÖNGÖRÜ YOK!"
Yaşanan takvim belirsizliğine sert tepki gösteren ve 1,5 yıl
önce Bakanlığa sundukları AR-GE raporuna karşılık alamadıklarını belirten
Çapar, "Tüm girişimlerimize rağmen bugün itibariyle; Milli Eğitim
Bakanlığı’nda Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavları ne zaman
yapılacak belli değildir. Bir takvim, bir düzen, bir öngörü yoktur! Ve en önemlisi;
çalışanın kariyer hakkını ve buna bağlı beklentisini karşılayan bir mekanizma
da yoktur. Son yapılan görevde yükselme sınavlarının üzerinden 3 yıl, unvan
değişikliği sınavlarının üzerinden ise beş yıldan fazla bir zaman geçmiştir.
Dile kolay, koca bir beş yıl… Bu uzun zaman dilimi hem kurum için hem çalışan
için kaybedilmiş ciddi bir zaman dilimidir." dedi.
"DIŞARIDAN HİZMET ALINARAK MİLYONLARCA LİRA HEBA
EDİLDİ"
Bakanlığın kendi yetişmiş personeline kadro açmak yerine
dışarıdan hizmet alımı yoluna giderek kamu zararına yol açtığını öne süren Şube
Başkanı Müberra Yeliz Beyenal Çapar, "Son yapılan sınavlarda ilan edilen
1552 memur ve 288 şef kadrosu, sınav sorularının zorluk derecesi ve süreçteki
diğer sorunlar nedeniyle boş kalmıştır. Bakanlığımız sınavların açılmadığı
zaman diliminde, teknik personel eksikliğini gidermek amacıyla, hizmet alımı
yöntemiyle müşavir firmalardan tekniker, mühendis ve mimar istihdam etmek
zorunda kalmış; kamuda tasarrufun istendiği bu dönemde milyonlarca lira kaynağı
da heba etmiştir" diyerek bütçe yönetimine tepki gösterdi.
"SINAV TARİHLERİ KİŞİLERİN KEYFİ KARARLARINA
BIRAKILAMAZ"
Sınav sisteminin kökten değişmesi ve kurumsallaşması
gerektiğinin altını çizen Çapar, sistemin işleyişine yönelik şu çözüm
önerilerini sundu:
"Sınav tarihleri 'Milli Eğitim Bakanlığı Çalışma
Takvimi’ne eklenmeli, bir faninin iki dudağı arasından çıkacak keyfi kararlara
bırakılmamalıdır. Öngörülebilir ve düzenli bir takvim hâline getirilmelidir.
Sınavların en geç iki yılda bir yapılması gerekmektedir. Sınavların amacı
çalışanları zorlamak veya cezalandırmak olmamalı, kariyer basamaklarını adil,
ölçülebilir ve öngörülür bir şekilde düzenlemek olmalıdır. Ayrıca, her
bakanlığın kendine göre farklı sınav sistemi uygulamasına son verilmeli, tüm
kamu kurumlarında merkezi ve tek bir sınav düzeni kurulmalıdır. Sınavla
atanması gereken kadrolara, 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi ileri sürülerek
gerçekleştirilmiş tüm atamalar iptal edilmelidir."
TEÇ-SEN BAŞKANI ÇAPAR MEB'E 5 MADDELİK REÇETEYİ SUNDU
Konuşmasının sonunda sendikanın ve konfederasyonun net
taleplerini 5 madde altında toplayarak Millî Eğitim Bakanlığı yetkililerine
seslenen Çapar, maddeleri şu şekilde sıraladı:
Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği sınavları derhâl
açılmalı, sınav takvimleri gecikmeye mahal vermeden açıklanmalıdır.
Sınavlar; yönetmelikte açıkça belirtilecek tarihlerde, en
geç iki yılda bir yapılmalıdır. Sınav takvimi 'Milli Eğitim Bakanlığı Çalışma
Takvimi’nin ayrılmaz bir parçası hâline getirilmeli, şeffaf ve standartı olan
bir sistem kurulmalıdır.
Sınav soruları, kadro ve görev tanımlarıyla uyumlu,
ölçülebilir, anlaşılır ve adil bir zorluk düzeyinde hazırlanmalı; geçmişte
kadroların boş kalmasına yol açan aşırı zorlayıcı uygulamalara son
verilmelidir.
Sınava tabi kadrolara yapılan sınavsız atamalar iptal
edilmeli; kariyer ve liyakat ilkesi yalnızca kâğıt üzerinde değil, fiilen
hayata geçirilmelidir.
Madde kapsamında gerçekleştirilmiş atamaların iptali için
açtığımız ve kazandığımız davaların gereği derhal yerine getirilmelidir.
Çapar, "Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği
sınavlarında adalet tesis edilene kadar, sınav takvimleri standart,
öngörülebilir ve iki yılda bir yapılır hâle gelene kadar, sınav soruları makul,
ölçülebilir ve görevle uyumlu bir çizgiye oturtulana kadar… Durmayacağız,
Susmayacağız, Hep Birlikte Başaracağız!" sözleriyle açıklamasını
tamamladı.