Kaygı normal ve doğal bir tepkidir
Sınav kaygısının çoğu zaman yanlış anlaşıldığını belirten
Demiröz, “Kaygı tehlike algısına karşı verilen normal bir tepkidir. Beynimizin
bizi korumak ve hayatta kalmamızı sağlamak için oluşturduğu bir alarm
sistemidir. Bu nedenle kaygı diğer duygular kadar doğal ve gereklidir. Ancak
yoğun kaygı kontrol edilemediğinde öğrencinin gerçek potansiyelini ortaya
koymasını engelleyebilir” dedi.
Ailelerin sınav sürecindeki tutumlarının çocukların kaygı
düzeyini doğrudan etkilediğini ifade eden Demiröz, “Abartılı motivasyon
konuşmalarından çok ‘Biz senin yanındayız’ mesajını vermek yeterlidir.
Kıyaslama yapmak ve sürekli başarı vurgusunda bulunmak öğrencilerde kaygıyı
artırabilir. Ailelerin daha anlayışlı ve güven veren bir yaklaşım sergilemesi
gerekir” dedi.
Sınavdan önceki son günlerde yoğun ders çalışmanın
bırakılması gerektiğini vurgulayan Demiröz, “Bu zamana kadar öğrenilen
bilgilerin uzun süreli hafızaya aktarılabilmesi için beynin dinlenmeye ihtiyacı
vardır. Bu nedenle sınavdan önceki gün zihinsel kapanışa izin vermek ve yeni
bilgi yüklemeye çalışmamak oldukça önemlidir” dedi.
Sınav sabahı veya sınav sırasında mide bulantısı, nefes
darlığı ve çarpıntı gibi belirtilerin görülebileceğini belirten Demiröz, “Bu
belirtiler çoğu zaman bedenin ve beynin sınava hazır olduğuna dair verdiği
doğal tepkilerdir. Böyle durumlarda öğrenciler kısa süreli nefes egzersizleri
yaparak sakinleşebilir ve sınava kaldıkları yerden devam edebilir” diye
konuştu.
Gençlere seslenen Demiröz, “Başarı ile kimliğinizi
eşleştirmeyin. Sınav sizin değerinizi değil, yalnızca o gün ortaya koyduğunuz
performansı ölçer. Emek veren tüm öğrencilerimize sağlıklı, sakin ve başarılı
bir sınav süreci diliyorum” dedi.