O uzun, neşeli bayram sofralarını, sevdiklerimizle paylaştığımız şerbetli tatlıları ve özenli ana yemekleri tatlı anılarla geride bıraktık. Ruhumuz da soframız da fazlasıyla doydu. Şimdi bu yeni haftayla birlikte, bünyemizi yormadan biraz hafifleme ve o tatlı yorgunluğu üzerimizden atma zamanı. İşte tam bu dengelenme döneminde, lezzetten ödün vermeden kendinizi şımartabileceğiniz zamansız bir klasiği köşeme taşımak istedim: Sezar Salata.

Çoğu zaman Jül Sezar’a uzandığı düşünülse de bu salata, Aslında 1924 yılında Meksika’da, telaşlı bir kutlama gecesinde doğmuş. Şef Caesar Cardini, restoranın tıka basa dolu olduğu o gece mutfakta malzemelerin bittiğini fark edince harika bir şef refleksi göstermiş. Elinde kalan son marulu, sarımsağı, zeytinyağını ve kıtır ekmekleri alelacele birleştirerek bu efsanevi lezzeti yaratmış. Yani karşımızdaki güzellik, tam bir "kriz anı yaratıcılığı"…

Orijinal sosunda çiğ yumurta sarısı ve ançüez bulunuyor. Ancak ev mutfağında çiğ yumurta kullanmak gıda güvenliği açısından biraz mesafeli yaklaştığımız bir konu, ançüez ise her an elimizin altında olmuyor. Bu yüzden size; çiğ yumurtasız ve ançüezsiz, ama o orijinal, kremsi dokuya en yakın, herkesin güvenle yapabileceği çok hafif bir tarif hazırladım.

Sezar Salata İçin Gerekli Malzemeler

Ekmek Kıtırı (Kruton) İçin:

•             2-3 dilim tost ekmeği (kenarları alınmış, küp kesilmiş)

•             3 yemek kaşığı zeytinyağı

•             1 çay kaşığı kıyılmış sarımsak

•             2 yemek kaşığı rendelenmiş parmesan peyniri

Sezar Sos İçin:

•             2 küçük diş sarımsak (kıyılmış)

•             2 çay kaşığı hardal (tercihen Dijon)

•             1 çay kaşığı Worcestershire sos (veya balzamik sirke)

•             2 çay kaşığı limon suyu

•             1/3 su bardağı zeytinyağı

•             1/2 çay kaşığı tuz ve karabiber

Salata Tabanı İçin:

•             1 büyük boy marul (tercihen Yedikule)

•             Parmesan peyniri

Adım Adım Sezar Salata

İyi bir Sezar salatanın bütün sırrı, dokuların o güzel uyumunda saklı. Tabağımızda sulanmış marullar görmek istemiyorsak, ilk ve en önemli kuralımız: Marulları soğuk suda yıkadıktan sonra tamamen kurulamak. Bu küçük detay, marulların o çıtır dokusunu korumasını sağlıyor.

Krutonlar için fırını 175 dereceye ısıtın. Sarımsak ve zeytinyağını karıştırıp ekmeklerle güzelce harmanlayın. Tepsiye dizip üzerlerine parmesanı serpiştirin ve altın sarısı olana kadar 10-15 dakika fırınlayın.

Gelelim o nefis kremsi sosun sırrına... Küçük bir kasede sarımsak, hardal, limon suyu ve Worcestershire sosu (veya balzamik sirkeyi) tel çırpıcıyla iyice karıştırın. Ardından, tıpkı mayonez yapar gibi zeytinyağını sicim gibi incecik akıtarak ve sürekli, hızlıca çırparak sosa yedirin. Bu teknik, yağın ayrışmasını önleyecek ve sosa o pürüzsüz, ipeksi emülsiyon dokusunu verecektir. Son dokunuş olarak tuz ve karabiberi ekleyin.

Geniş bir kasede lokmalık doğranmış çıtır marulları, soğuyan krutonları ve ince rendelenmiş parmesanı bir araya getirin. Servis etmeden hemen önce sosu gezdirip marulları ezmeden, alttan üste doğru nazikçe harmanlayın.

Tavuklu mu Tavuksuz mu: Günümüzde Sezar salata denince akla hemen tavuk gelse de yemeğin orijinalinde tavuk yer almıyor. Ben de bu yüzden aslına sadık kalıp tarife eklemedim. Eğer salatayı tek başına bir akşam yemeğine dönüştürmek ve biraz daha doyurucu kılmak isterseniz ızgarada pişirdiğiniz tavuk göğsünü dilimleyerek üzerine ekleyebilirsiniz; tercih tamamen sizin.

Bayramın o tatlı yorgunluğunu geride bırakıp bedeninize hafif ve taptaze bir teşekkür etmek isterseniz, tabağımız hazır. Bedenimize iyi baktığımız, hafif ve enerji dolu bir hafta geçirmeniz dileğiyle.

Haftaya yeni bir lezzet hikayesinde, yine aynı mutfakta buluşmak üzere!